Pazartesi, Nisan 12, 2008
Peygamberimizin Türkler hakkındaki hadisleri
Hayır! doğuların ve batıların
Rabbine yenim ederimki her halde biz onların (yani arapların) yerine
kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye elbette bizim gücümüz yeter
ve kimsede önümüze geçemez (Kuranı Kerim el-Mearic 40,41)
Ey inananlar! Aranızda dininden kim dönerse bilsinki, Allah, kendisinin
( çok ) sevdiği ve onlarında Onu sevdiği, ( üstelik ) inananlara karşı
alçak gönüllü , inkarcılara karşı güçlü , Allah yolunda cihad eden,
yerenin yermesinden korkmayan bir millet getirir. Bu Allahın dilediğine
verdiği bir nimettir. Allah herşeyi kaplar ve bilir. (Kuranı Kerim
el-Maide 54 )
"İşte sizler Allah yolunda ( mallarınızı ) sarfetmeye çağırılan
kimselersiniz. Kiminiz cimrilik yapıyor ama, ( O ) cimrilik yapan
bilsinki , ancak kendine karşı cimrilik etmiş olur. Allah zengindir,
siz ise fakirsiniz. Eğer ondan yüz çevirirseniz, sizi ortadan kaldırır
ve sizin yerinize , sizden olmayan ve sonrada sizlere benzemeyecek olan
baaşka bir milleti getirir." ( Kuran-ı Kerim Muhammed s. 38 )
And olsun! biz zikr ( yani tevrattan ) sonra zeburda da ;" Arza salih
kullarım varis olacaklardır!" diye yazmıştık ( Kuran-ı Kerim el-Enbiya
105 )
" Onlar ki ; Eğer kendilerine yer yüzünde bir iktirad , mevki verirsek
namazlarını dosdoğru kılarlar , zekat verirler , iyiliği emreder,
kötülükten vaz geçirmeye çalışırlar. Bütün işlerin sonucu Allaha
aittir" (Kuran-ı Kerim el-Hac 41 )
TÜRKLER HAKKINDAKİ HADİSLER
Bana benden önce hiç bir Peygambere verilmeyen 5 şey verilmiştir. (
bunlardan biride) benim bütün kırmızı ve siyah kavime Peygamber olarak
gönderilmemdir ( Ebi Zer-Ğıfari )
Büyük çarpışmada (Malazgirt) harbinin o kan gövdeyi götürdüğü günlerde
"kırmızı çehrelilere" ( TÜRKLERE ) müjdeler olsun! Allah"a yemin
ederimki insanlar çatlasada patlasada Allah onları , hem bu dünya ,
hemde öbür dünyada kesinlikle mükafatlandırılacaklardır ( Tubeyin kab)
şanı yüce olan Allah şüphesiz bana (ümmetime kırmızı çehreliler
sayesinde ) İranı ve Bizansı ele geçirmeyi vaad etti. Bundanda öte ;
onların karılarını , çocuklarını , kölelerini , ve bütün hazinelerini
bana peşkeş çekti. Zira bana kırmızı çehrelileri (TÜRKLERİ) yardımcı
kılmakla beni çok güçlendirdi. (Raşid b. sa)
Sizler deriden çizmeler giyen bir kavimle çarpışmadıkça kıyamet kopmaz.
O kadarki sizler küçük gözlü kırmızı çehreli yassı burunlu yüzleri
sanki örs üstünde döğülmüş ve üzeri derilerle kılıflı kalkanlar gibi
sağlam (bir kavim olan) TÜRKLERLE çarpışırsınız ( Ey Ebu Hüreyre! )
insanların ( Allah katında ) en hayırlılarının , bu dine girmeden
önceki devirlerde bu dinden en fazla yüz çeviren kimseler olduğunu
görürsün. Oysa insanlar tıpkı ( has) madenler gibidir. cahiliye
devrinde hayırlı olan kavimler İslam dinine girdikten sonrada bu dinin
(en) hayırlıları olurlar. Sizden birinizin üzerine öyle bir zaman
gelecekki ; bu kişi için beni görme isteği ; onun aile ferdleri ve
mallarının bir misli daha o kimsenin kendine verilmesinden daha sevimli
olacaktır. ( TÜRKLERDEN öyle insanlar geleceklerdirki onların
Peygamberi sevme ve ona kavuşma sevgisinin önüne mal , mülk ve aile
ferdleri de dahil hiç bir şey geçmeyecektir) (ebu hüreyre)
"Ey Ali ! sizler beni asfar ( rumlarla) çarpışacaksınız. Oysa sizden
sonra onlarla asıl çarpışacak ( bir millet ) "İSLAMIN YÜZ AKLARI"
uluları gelir. Onlar öyle kimselerdirki Allah yolunda cihad etmekten ;
ne bir kınayanın kınamasından ve nede onlarn dedikodusundan aska
çekinmezler" ( ibn Kesir )
Benim onlarla veya onlardan baıları ile birlikte olmam , sizlerle yada
sizlerden bazıları ile birlikte olmamdan daha güvencelidir ( Nasıf,
et-Tac fi Ehadis er-Rasul)
Türkler size dokunmadıkça sakın sizde TÜRKLERE dokunmayınız. Çünkü ,
Allah"ın ümmetine vermiş olduğu bu mülk ve saltanat nimetini ilk defa
bu Kantura Oğulları onların elinden çekip alacaklardır" ( et- Taberani)
yakın bir gelecekte kantura oğulları ırak ahalisini ıraktan
çıkaracaklardor. Sanki ben bunu gözlerimle görür gibiyim. Onlar kısık
gözlü , yassı burunlu , değirmi yüzlü insanlardır (ebul-Kemal)
Sakın habeşiler size dokunmadıkça sizde onlara dokunmayınız (Türkler de
böyledir). Hele TÜRKLER size ilişmedikçe sakın sizde TÜRKLERE
ilişmeyiniz (onlara saldırmayınız) ( en-Neseş)
TÜRKLER size dokunmadıkça sizde TÜRKLERE dokunmayınız. Zira onlar çok sert ve haşin tabiatlı insanlardır (el-Cüveyni)
müslümanlar ; yüzleri örs üstünde döğülmüş ve derilerle kılıflı
kalkanlar gibi (sağlam) bir kavim olan TÜRKLERLE çarpışmadıkça kıyamet
kopmayacaktır. Onlar yünden yapılmış elbiseler giyerler ve yünden
yapılmış çarıklarla yürürler.(Sahih-u Müslim)
Allah bu ümmete mevalilerden bir ordu gönderecektir. onlar ata binmede
Araplardan çok üstün silah kullanmada onlardan çok daha mahirdir. İşte
Allah bu dini onlarla yeniden ihya edecektir!
çok yakın bir gelecekte Allah (C.C) ellerinizi (yurt ve yuvalarınızı)
bazı yabancılar (TÜRKLER)’le dolduracaktır. Onlar aslanlar gibi
cesurdurlar. Harblerde düşmandan yüzgeri edip kaçmazlar. İşte bunlar ;
daha önce sizin harbettiğiniz kavimlerle harbedecekler ve sizin
ganimetlerinizide onlar yiyeceklerdir. (harblerde aldığınız ganimetler
bundan böyle onların eline geçecektir) ( et-Taberani)
İstanbul ; onun böbreği ele geçirilinceye kadar feth olunmayacaktır. ya
böbreği neresidir diye sorulduğunda o, AMURİYE demiştir ( el-Fiten)
İstanbuldan önce ve İstabnbul ise ROMADAN önce mutlaka fethedilecektir (el- fiten)
Ülkeleri ( düşmana karşı) koruma gücü on kısma ayrıldı : Bunun dokuzu
TÜRKLERE ve biri diğer milletlere verildi. Yine böyle, cimrilikte on
kısma ayrıldı ; bunun dokuzu iranlılara vbiride diğer milletlere ,
cömertlikte on kısma ayrıldı ; dokuzu ehli Sudana biride diğer
insanlara , haya da on kısma ayrıldı ; dokuzu kadınlara , biride diğer
insanlara , hased ( nifak ) de on kısma ayrıldı ; dokuzu araplara biri
diğer milletlere , kibirde n kısma ayrıldı ; dokuzu rumlara biri diğer
milletlere verildi ( et- Taberi)
ben onların isimlerini , babalarının isimlerini , hatta (harb
meydanlarında) binmiş oldukları atların renklerini dahi pekala
biliyorum. onlar, o dehşetli günlerde yer yüzünün en hayırlı süvarileri
(yani akıncıları) dır
siyah sancaklılar gelinceye kadar harbler kendi aranızda olacaktır.
Daha sonra (hazar) Türkleri baş kaldıracak ve sizler onlarla
çarpıacaksınız. bundan sonra bineklerinizin sırtındaki eyerler henüz
kurumadan Mağrip halkı isyan edecektir. ( el-fiten)
Mümmetimden bir kavim hindistana gaza ederler ve oraların fethini Allah
onlara nasib eder. o kadar ki hind hükümdarları boyunları demir
zincirlerle bağlı (esir) olarak gelirler . İşte Allah onların
günahlarını bütünüyle affedecektir ( el-fiten)
Mümmetmden iki askeri birlik vardırki Allah onları cehennem ateşinden
mutlaka koruyacaktır. Bu birliklerden biri hindistana gaza eder ve
diğeri ise HZ İSA( a.s) ile birlikte olur ( ve ona yardım eder) (et-tac
fi ehadis er-rasul)
Allahın ordusu idi. onları Cenab-ı Hak doğu cihetine yerleştirmişti.
adını bizzat kendisi TÜRK olarak koymuştu. herhangi bir kavme
öfkelendiği zaman , onlardan bu TÜRK olrdusu ile intikam alırdı(
el-kaşgari nin bir sözümü yoksa hadismi tam emin değilim)
Yüce Allah"ın HZ ADEM"i yarattığından bu güne kadar , şu sema
gölgesinin altında katledilmek suretiyle öldürülenlerin en hayırlıları
şunlardır: bunlardan birincisi Habildir. onun kardeşi Kabi melun
öldürmüştür... Daha Rumların kanlı harblerinde öldürülenlerdir. bular
bedir harbinde öldürülen ( mümin) ler gibidir. Daha (moğol )
Türklerinin öldürdükleridir. bunlar Uhud harbinde ölen (müslüman) lar
gibidir ( el- fiten)
ben bu kan gövdeyi götüren harblere hele bir ulaşabilsem, ondan önceki
(harbler) bana hiç gelir ve ondan sonra olacaklara aldırış bile etmem.
Zira o kan gövdeyi götüren harb en büyük harbdir ve DECCALİN harbinden
daha büyüktür. Zira deccalin ordusu bir milletten oluşur . bu harbi
yapanların ordusu ise birçok milletten oluşur( konusu geçen harb
malazgirt savaşıdır ve karşı tarafta 12 kralın toplam 80 sancak altında
12şer bin askeri vardır ki bu 960 bin düşman eder TÜRK ordusu ise 25bin
kişidir yani aradaki fark 38.4 kattır hadis el fiten den alınmıştır)
Rumlar A"mak (antakya) ve mercidabık"a inmeden önce kıyamet
kopmayacaktır. İşte bu sıralarda , onların karşısına şehirdeki bir ordu
dikilir ki, bunlar yer yüzünün en hayırlılarıdır. Her iki ordu
harbetmek üzere yerlerini aldıklarında Rumlar ;
"bizimle (Araplar, yani) bizim karılarımızı ve çocuklarımızı esir
alanlarla aramızdan çekilinki viz onlarla çarpışalım. Müslüman
(askerler) bunu kabul etmezler ve şöyle derler ;
"Sizinle (bu) kardeşlerimizin arasından Allah"a and olsunki asla çekilmeyeceğiz.
bu sırada harbde başlamış olur. Müslümanların üçte birisi (harbetmeden)
mağlup olur. Allah onların hiçbir zaman tevbelerini kabul etmesin. Bu
arada müslümanların üçte biride öldürülür, bunlar Allah katında en yüce
şehitlerdir. Askerlerin geri kalan üçte biri Rumları yener ve
fetihlerine devam ederler, ayrıca bir fitneye de düşmezler. İşte
İstanbulu da bunlar (TÜRKLER) fethedecektir. (ebu hüreyere)
Allah katında en ulu şehid şüphesizki denizlerde yapılan harblerde
şehit olanlardır. Sonra ise Antakya ve civar kasabalarında (Rumlara
karşı) şehit olanlar, daha sonra ise Deccal"a karşı şehit olanlardır (
Abdullah b. amr b. el-Astan)
Kan gövdeyi götüren asıl o büyük harpler başladığında , Şamdan bir ordu
çıkar. İşte bunlar Allahın gelmiş geçmiş en hayırlı kullarıdır ( sözü
edilen ordu halifenin TÜRKlerden oluşan ordusudur.) (el fiten)
Utbe b. Nafi"den rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir ; Bir gazada
AllahIN ELÇİSİ (S.A.S ) ile beraberdik. Hz. PEYGAMBERe batı tarafından
ve üzerlerinde yün elbiseler bulunan bir kavim geldi. Onlar kendisine
bir tepenin yanında kavuşmuşlardı. Onlar ayakta , Hz. PEYGAMBER ise
oturuyordu. İçimden bir ses bana dediki ; " Şunların yanına git de
onlarla PEYGAMBERİN arasında dur! Ona bir baskın yapmasınlar!" Sonra
(kendi kendime) onlarla bir sır konuşur, dedim ve yanlarına vararak
onlarla Hz. PEYGAMBER"in arasında durdum (ve o konuşmalardan ) dört
kelime belledim, bunları elimle de sayarım, (Hz. PEYGAMBER onlara şöyle
diyordu) ;
Sizler ( araplar ) Arap yarımadasına gaza edeceksiniz. Allah onu size
fethedecektir. Sonra İran"a gaza edeceksiniz. Allah orasını da size
fethedecektir. Sonra sizler ( Osmanlı Türkleri ) bizansla gaza
edeceksiniz. Allah ırasubu sşze fethedecektir. Sonra yinesiz ( Osmanlı
Türkleri ) Deccala gaza edeceksiniz. Allah onuda fethedecektir." Bunun
ğzerşbe Nafş " ya Cabir! Biz Bizans ( toprakları ) fethedilmedikçe
Deccalın çıkacağını zannetmiyoruz dedi"
Amir b. Avr"ın rivayet ettiğine göre ; Hz. PEYGAMBER (S.A.S) şöyle
buyurmuşlardır : "Sizler (rumlarla olan) en uzak sınır boylarında
(mesela) Bevla da düşmana karşı nöbet tutmadıkça kıyamet kopmayacaktır"
; Ondan sonra Hz. PEYGAMBER
- "Ey Ali! Ey Ali! Ey Ali!" diye seslendi. Hz. Ali,
- "Anam babam sana feda olsun Ey AllahIN ELÇİSİ (buyurunuz)" dedi . Bundan sonra Hz. PEYGAMBER şöyle buyurdu ;
"Sizler Rumlarla mutlaka çarpışırsınız! Ne varki sizden sonra " İslamın
yüz akı" bir ordu ( OSMANLI ) gelir ve Rumlarla, asıl onlar çarpışır.
Onlar öyle kimselerdirki ; Allah yolunda olmaktan ve bir kınayanın
kınaması ve nede dedikodusundanhiç korkmazlar. İşte onlar tesbih ve
tekbir sesleri ile İstanbulu fethederler. Ordanda daha önce hiç bir
yerden alamadıkları miktarda öyle çok ganimetler elde ederler. Onlar bu
ganimetleri aralarında kalkanları ölçek yaparak taksim ederler.
Kostantiniyye (İstanbul) mutlaka fetholunacaktır Onu fetheden kumandan
ne ulu kumandan , onun askerleri ise ah ne iyi askerlerdir.
İstanbulu ; Allahın evliyaları ( dostları ) olan kavimlere Allah nasip
edecektir. Artık Allah onlara bir daha ölüm , hastalık , bela ve
musibet yüzü göstermeyecektir. ( el-Fiten )
İstanbulu fetheden zatın adı da benimki gibi Muhammed olacaktır ( el-Fiten ) ( Mehmet ismi Muhammed isminin Türkçe yazılışıdır )
Nefsim elinde olan Allah"a yemin ederinki ; yılanın sıkışıp hücresine
girdiği gibi , imanda sıkışacak ve sonunda şu iki mescide ( mekke ve
Medineye ) çekilecektir... Bu sırada AHHALta öfkelenir, kılıncıyla
onlara darbe ve mızrağı ile onlara hucum eder. ( Abdullah b. amra ; "Ey
Abdullah Allahın kılıncı ve mızrağından maksat nedir? diye soruldu o da
: émümin kullarunun kılıncı ve oku olmalıdır!" dedi). Artık bundan
sonra Rumların hepsi helak olur. Sonra bu (TÜRKLER) Rum ülkelerine
alırlar, onların bütün kalelerini ve şehirlerini tekbir ve tehlil
sesleri ile ele geçirirler. En sonunda Heraklenin şehrine (İSTANBUL)
gelirler ve Halici karşılarında (bir çarşaf gibi ) yayılmış olarak
bulurlar. Daha sonra orayı (istanbulu) tekbir ve tehlil getirerek gth
ederler. Onlar kükreyen tekbir sesleriyle öyle hucum ederlerki,
surların bir tarafı düşer, sonra bir kere daha (ufukları dolduran )
tekbir sesleri ile hucum ederler bu defa surların diğer kısmı düşer. Ne
varki surların denize bakan (haliç) kısmı düşmez. Bundan sonra onlar
ROMAya yürürler ve orasınıda tekbir sesleri ile elegeçirirler.
İstanbuldan öyle çok ganimet alırlarki onlar o gün ganimetleri
(altınları) sayarak değil, ölçek , ölçek taksim ederler" (el-Fiten)
"Allah müminlerin (ordusu)na İstanbul ve Romayı tesbih ve tekbir
sesleri ile fethini nasin etmedikçe kıyamet kopmayacaktır ( Amr. b Avf)
"Mülk ve bir diğer ifadeye göre hilafet, taki kırmızı benizli , sanki
yüzleri örs üstünde döğülmüş , derilerle kılıflı , sağlam kişiler olan
(TÜRKLER ) bu ululukta (hilafette) onlara üstünlük sağlayıncaya kadar ,
mutlaka benim torunlarımın elinde olacaktır. (Bundan sonra hilafet
artık TÜRKlere geçmiş olur) (el-Hamevi)
"TÜRK dilini mutlaka öğreniniz. Zira mülk ve saltanat uzun süre onların
ellerinde olacaktır" ( el-Kaşgari ,Divan-ı Luğat et-Türk )
"Ümmetimin emirliğine (yani hilafete) en sonunda Kantura Oğulları (TÜRKLER) sahip olacaklardır."
TÜRKLERİN ALİMLER TARAFINDAN TASVİRİ
Çevrenin insanlarına tesiri hususunda TÜRKülkelerinden daha kuvvetli
tesir eden başka bir ülke duymadık onlar, öyle şeylerdir ki ,
devletlerini , atlarını , hülasa orda yaşayan her şeyi TÜRKleştirir ve
TÜRKE has bir şekle sokarlar ( el cahiz)
Türkler ; çokluk , cesaret , kahramanlık gibi özellikleri ile diğer
milletlerden ayrılırlar. onların yüzleri geniş, burunları yassı
bilekleri kalındır. Öfkeli , et yemeye çok düşkünlerdi. Yürümekten
bıktıklarını sandığın zaman yeni yürümeye başlamış gibiat
koşturduklarını , dağların başlarına tırmandıklarını görürsün. Onlar
büyük gayret ve himmet sahibi kimselerdir. Onlardan biri köle olduğu
zaman dahi, efendisinin askerlerine kumandan olmakla yetinmez belki
efendisinin yerine geçmek ister. Nitekim nların bu özelliklerine işaret
eden Hz. Peygamber , " TÜRKler size dokunmadıkça sizde TÜRKlere
dokunmayınız!" buyurmuşlardır ( el-Kazvini )
KİTAPTAN SON SÖZ
"EY MÜSLÜMANLAR! NEREDE , NE ZAMAN VE HANGİ ŞARTLARDA OLURSANIZ OLUNUZ!
BU İLAHİ MESAJA KULAK VERİNİZ. GÖREVE KOŞUNUZ VE "GARİPLER" ORDUSUNA
KATILINIZ VVE HZ. PEYGAMBERİN (S.A.V.) MÜJDELEDİĞİ O "GARİPLERDEN"
OLUNUZ. ZİRA YİĞİT ÖLDÜĞÜ YERDEN, ANADOLUDAN AYAĞA KALKACAK VE İSLAM
BİR KERE DAHA O GÜZEL VE MUTLU GÜNLERİNE KAVUŞACAKTIR.
KAYNAK: HZ. PEYGAMBERİN HADİSLERİNDE TÜRKLER
KİTAP YAZARI: Prof. Dr. Zekeriya KİTAPÇI






Konu: üstünlük takvadadır
Konu: anti türke cvp
Konu: TAKVA
Konu: uluuu türkler
Konu: uluuuuuuuuuuuuuuuu türkler
Konu: Bazıları TÜRK'lüğünden utanır ve korkar olmuş;
Konu: hadisler
Konu: selam aleykum