لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ مُحَمَّدُ الرَّسُولُ اللهْ

ASHÂB-I SUFFE

Ashâb-ı Suffe, suffe halkı demektir. Suffe sözlükte “sofa, revak, üzeri örtülü geniş ve yüksek yer” gibi anlamlara gelir. Medine’de bulunan Mescid-i Nebî etrafındaki odalara “suffe” denmiştir. Hz. Peygamber, Mescidine bitişik bu odalarda ikâmet ederek ilim ve ibâdetle meşgul olan sahâbîlere, Ashab-ı Suffe veya Ehl-i Suffe denir. Fakir ve barınaksız kimseler olarak ashab-ı suffenin ihtiyaçları çoğu kere, Hz. Peygamber ve diğer sahabe tarafından karşılanmıştır. Âdeta yatılı mektep durumunda olan Peygamber mescidi etrafındaki odalar, Suffe Mektebi olarak da isimlendirilmiştir. Suffe Mektebi’nin, dolayısıyla Ashab-ı Suffe’nin, Kur’ân ve Sünnet’in öğretilmesinde son derece önemli rolü olmuştur. Çok hadis rivâyet edenler arasında isimleri geçen Ebû Hüreyre ve Ebû Saîd el-Hudrî, bunlardandır. (A.G.)

daha fazla okumak için tıkla